sabah90lı yıllarda ekranlarımızda bir medyum furyası vardı, öyleki bazıları günümüz dizi oyuncularından bile daha popülerdi.
BM Çevre Programı'nın (UNEP) "Yeşil Ekonomi Girişimi Dairesi"nin özel danışmanı Pavan Sukhdev, ABD'nin New York kentinde gazetecilere yaptığı açıklamada, balık avının yeniden yapılanması gerektiğini, çünkü aşırı ve plansız avlanmalar sonucu 2050 yılına gelindiğinde okyanuslarda balık kalmayacağını bildirdi.
Bioçeşitlilik ve çevrebilim (ekoloji) uzmanı Hindistanlı Pavan, "Eğer yaptığımız değişik tahminler doğru çıkarsa, 40 yıl içinde artık balığımız kalmayacak" dedi.
2000 yılından sonra bu diplomasız medyumların yerlerini diplomalılar aldı. Bu sözde uzmanlar kendi keyiflerince bir dünya düzeninin kurulması için arkalarına bilimsel!!! ünvanlarını da alarak bizi kehanet yağmuruna tutmaya başladı. Üstelik bunlar diplomasız medyumların aksine tarih de veriyor. Mesela 2035de Himalayalar daki buzullar eriyecek.
Bazı BM uzmanları, dünyanın balık rezervlerin azalmasının sadece doğa sorunu teşkil etmeyeceğini, aynı zamanda bir milyar insanın geçim kaynağı olmasından ötürü balığın yok olmasının çok ciddi beslenme sorunu doğuracağını belirtiyor.Rakamlara dikkat.
Uzmanlar, balığın kalkınmakta olan ülkelerde yaşayan insanların protein bakımından tek beslenme kaynağı olduğunu vurguluyor.BM uzmanlarına göre, dünyada 35 milyon insan balıkçılıktan geçiniyor, 170 milyon kişinin işi doğrudan balıkçılığa bağlı ve 520 milyon insan da mali açıdan balıkçılıkla irtibatlı.
Greenpeace'in ortak kurucularından Paul Watson, "Dünya nüfusu ancak ve ancak zamanla 1 milyara inerse yeryüzü kurtulabilir. İnsan için tek yavru yeter" görüşünü savunuyor.Yani 5 milyar insanı yoketmemiz gerekiyor. Belki böylece balıkçılıktan para kazanan 520 milyon insan kurtulabilir.